Ak Partili bir yöneticinin ‘Türk diye bir ırk yok’ sözlerine sert tepki gösteren Bahçeli, “Hiç kimse `Türk yoktur’ diyemez ve diyemeyecektir. Diyen de belasını mutlaka bulacak, hak ettiği cevabı Türk milletinden alacaktır” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Eğer ki bugünkü iktidar demokratik vasıtalarla görevden alınmazsa, Recep Tayyip Erdoğan koltuğundan alınmazsa, milletimizi facialar beklemektedir. Başbakan'ın gitmesi şart olmuştur. İktidar bu seçimlerde ikaz edilmeli ve bitişin başlangıcını yaşamalıdır" dedi. Ak Partili bir yöneticinin 'Türk diye bir ırk yok' sözlerine sert tepki gösteren Bahçeli, "Hiç kimse `Türk yoktur' diyemez ve diyemeyecektir. Diyen de belasını mutlaka bulacak, hak ettiği cevabı Türk milletinden alacaktır" dedi.
Devlet Bahçeli, toplu açılış törenine katılmak için kurmaylarıyla Balıkesir'e geldi. Değirmenboğazı'nda çok sayıda partili tarafından coşkuyla karşılanan Bahçeli, Balıkesir Belediye Başkanı MHP'li İsmail Ok'u makamında ziyaret etti. Ardından Kurtdereli Spor Salonu'nda belediyenin düzenlediği toplu açılışa katılarak, vatandaşlara seslendi, Başbakan Erdoğan ve hükümeti çok sert sözlerle eleştirdi.
Türkiye'de, Sevr'in yeniden canlandırılmak istendiği görüşünü savunan Devlet Bahçeli, "Türkiye'yi bölmeyi ve etnik temelde çözmeyi amaçlayan küstahlar yeniden gün yüzüne çıkmış, tarihi hesapları masaya çıkarmış, mevki ve makam sahibi olmuşlardır" dedi. Başbakan Erdoğan'ın, terör örgütüyle pazarlığı çözüm olarak gördüğü görüşünü savunan Bahçeli, şunları söyledi:;
"Başbakan, Oslo'dan İmralı'ya kadar PKK'yı meşrulaştırma ve masum gösterme arayışına girmiştir. Analarımızın gözyaşını kullanmış, hain niyetleri, türlü musibetleri alenileştirmiştir. Biliniz ki Türk milleti tıpkı 94 yıl önceki karanlık günlere paldır küldür gitmektedir. Başbakan ve hükümeti milli ve manevi değerlerimize suikast düzenlemek için olmadık iftira ve karanlık kampanyalardan istifadenin peşindedir. Türkiye sanki ikinci Mondros Mütarekesi'ni imzalayan savaş mağlubu, yenilmiş, teslim alınmış ve her tarafından kuşatılmış bir ülke görünümündedir. Başbakan Erdoğan azıtmış, aklını yitirmiş, kontrolü kaybetmiş, her değerimizi darbelemiştir. Türk milletini inkar eden Başbakan ve zihniyetidir. Terörist affını hayal, yıkımı proje, Kürdistan'ı vizyon, çözülmeyi misyon, parçalanmayı hedef, bin yıllık hukuku bozmayı marifet gören Başbakan ve zihniyetidir. Bölücülere Türkiye'yi vaat eden, Barzani'ye şefkatle dostluk eli uzatan Başbakan ve zihniyetidir. PKK'ya gelince kuzu gibi olan, hak arayanlara, demokratik itirazını gösterenlere ve muhalif duranlara gelince şahinleşen Başbakan ve zihniyetidir."
Konuşmasında, adını vermeden Ak Parti MKYK üyesi Yasin Aktay'ın, "Türk diye bir ırk yoktur" sözlerine sert tepki gösteren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türklüğü yok sayan ve hatta daha da ileri giderek `Türk diye bir şey yok' deme ahlaksızlığını ve rezilliğini diline dolayan da Başbakan ve zihniyetidir. Artık öyle bir iktidarla karşı karşıyayız ki Türklüğün ayıplanması şöyle dursun, tarihten dahi silinme, dünyadan kazınma, medeniyet kulvarından sökülüp atılma çabaları sıradan hale gelmiştir. Bu hastalıklı yaklaşım ve iftiranın Türklere `barbar' diyen haçlı emellerinden hiçbir farkı yoktur. Söz konusu bu isnada, bu seviyesiz laflara `ihanet' yakıştırması bile az gelecektir. Türk milletini 36 parçaya ayırma çabaları yetmezmiş gibi şimdi de `Aslında Türk diye bir şey yoktur' noktasına gelinmesi felakettir, hüsran vericidir ve milletimize en ağır küfürdür. `Zalimler koalisyonu' bile bu kadarını yapamamıştır. Yedi düvel başımıza üşüşmüştür de bu kadarına cesaret edememiştir. PKK'lı hainlerin bile aklına böyle bir kara çalma gelmemiştir. Elbette kimin kendisini ne gördüğü, nasıl tarif ettiği önemli değildir. Kimin nereli olduğu, kökenini, anasının dinini nasıl isimlendirdiği bizim açımızdan tartışılacak, polemik malzemesi yapılacak bir şey de olmamış ve olmayacaktır. Ancak hiç kimse `Türk yoktur' diyemez ve diyemeyecektir. Diyen de belasını mutlaka bulacak, yediği içtiği boğazında düğümlenecek, hak ettiği cevabı Türk milletinden alacaktır. Aziz milletimiz Başbakan ve hükümetinin bardağı taşıran, sınırları aşan söz, eylem ve icraatlarını bağışlamayacak, alttan almayacaktır."
"PETROL SÖZÜNÜ ALIP KÜRDİSTAN'I TANIDI"
Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın petrol sözünü alıp, Kürdistan'ı tanıdığını da öne sürerek, "Petrol sözünü almış, Sevr hayallerini diriltmiştir. Daha da acıklısı petrol sözünü almış, Türkiye'yi satmıştır. Boru hattı kurulması için imza atmış, milli hedefleri yabana atmıştır" dedi. Başbakan Erdoğan'ın 'karanlık' bir isim olarak tarihe geçtiğini ileri süren Bahçeli, şöyle dedi:
"Başbakan Erdoğan'ın açılışlarında peşmerge ve PKK'lı şarkıcılar onur konuğudur; bizim ise sizler baş tacımızsınız. Başbakan Erdoğan'ın katıldığı açılışlarda valiler, kaymakamlar, TOKİ imkanları ve devletin tüm kaynakları kullanılmaktadır, bizim açılışlarımızda ise sadece fedakarlığımız, doğruya bağlılığımız, azı çok yapma kararlılığımız, tertemiz kalbimiz, pırıl pırıl vicdanımız, aziz milletimizin duası ve hizmet etmeye duyduğumuz derin aşk ana dayanağımızdır."
'İki keklik bir kayada ötüyor' ya da 'Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek' diyerek Balıkesir'e değer katmanın, çehresini değiştirmenin hevesinde olduklarını dile getiren Bahçeli, "Başbakan, PKK'lı sözde sanatçıların zehirli şarkılarıyla Kandil'e selam çakmakta, Barzani'ye sevimlilik yapmaktadır. Biz Türk kültürünü yaşatmak, Başbakan ise idam etmek için çırpınmaktadır. Biz Türk milletiyle gurur duymak, Başbakan ise 36'ya ayrılmış aklı ve ruhuyla kötülemek için didinmektedir. Hamdolsun, büyük Türk milletine mensup olmakla mutluyuz ve övünüyoruz. Biz, Başbakan'ın sözlerinin aksine her yerdeyiz, ülkemin her köşesindeyiz" dedi.
"AKP KAZANIRSA TÜRKİYE KAYBEDECEK"
"Eğer ki bugünkü iktidar demokratik vasıtalarla görevden alınmazsa, Recep Tayyip Erdoğan koltuğundan alınmazsa milletimizi facialar beklemektedir" diyen Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti:
"Eğer ki yalan, dolan, hırsızlık, rant ekonomisi, maneviyat tüccarlığı, dikta özlemleri, yetim hakkına göz koyan utanmazlık, fakir fukarayı istismar eden insafsızlık cezasız kalırsa, Türkiye'nin bugünkü hali bile mumla aranacaktır. Kötülük yapan, dedikodudan geçinen, bölünmeyi kılavuz seçen kazanmayı sürdürürse milli vicdan yere düşecektir. Biliniz ki AKP kazanırsa Türkiye kaybedecektir.. AKP kazanırsa PKK sevinecek, İmralı canisi heyecanlanacak, sömürgeciler iştahlanacak, hainler alkışlayacak, küresel cinayet projeleri teyit edilecek. Maalesef ki tüm Türk ve İslam dünyası kaybedecektir. Tehdit bu kadar yakındır. Başbakan'ın gitmesi şart olmuştur. AKP saltanatının sonlanması elzem haline gelmiştir. Bu çerçevede ilk durak 30 Mart 2014'deki mahalli idari seçimleridir. İktidar bu seçimlerde ikaz edilmeli ve bitişin başlangıcını yaşamalıdır. Önümüzdeki seçimlerde Başbakan dersini almalıdır."
Balıkesirlilerden de başta büyükşehir olmak üzere tüm ilçe belediyelerinin kazanılmasını isteyen Bahçeli, "Alayını istiyorum" dedi. MHP lideri sözlerini `Ne Mutlu Türküm Diyene' diyerek bitirdi.
Belediye Başkanı Ok, Bahçeli'ye bir tespih, yüzük, Balıkesirspor forması ve üstüne resminin işlendiği bir halı hediye etti.
Bahçeli salondaki toplu açılışta Alparslan Türkeş Spor Kompleksi, hobi bahçeleri, üstgeçit, Engelliler Parkı, Şehitler Parkı, Çınarlıdere Mezarlığı ve hayvan pazarını hizmete açtı. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi'nde bir süt fabrikasının açılışına da katılan Bahçeli, daha sonra Bandırma'ya hareket etti.
BAHÇELİ: ADALETSİZLİK, AÇLIK, ASAYİŞSİZLİK DEVAM EDİYOR
Balıkesir'deki programının ardından Bandırma İlçesi'ne bağlı MHP'li Aksakal Belde Belediyesi'ni ziyaret eden gelen MHP Genel Başkanı Bahçeli daha sonra, partisinin Bandırma ilçe teşkilatınca Ekol Düğün Salonu'nda düzenlenen toplantıya katıldı. Türkiye'nin 11 yıldır Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetildiğini söyleyen Bahçeli, Ak Parti'nin millet tarafından kendisine verilen teveccühü değerlendiremediğini kaydetti.
Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verenlerin hayal kırıklığı içerisinde olduğunu belirten MHP lideri Bahçeli, "Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye'yi iyi yönetememektedir, yönetememiştir. Bir çok imkanı yakın çevrelerinde kullanmak suretiyle iktidar gücünü nefislerine kullanarak gittikçe katılaşmış, otoriterleşmiş ve diktatörlüğe heveslenebilen bir yanlışın içerisine kilitlenmiştir. Oysa Ak Parti seçim döneminde neyi vaat ettiyse onu yerine getirebilecek bir güce sahip. Günümüzde baktığımızda adaletsizlik, açlık, asayişsizlik devam ediyor. Öbür taraftan yoksulluk yalnızlık, yabancılaşma ve yozlaşma başını almış gidiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi kendisine engel olabilecek hiçbir güç yok iken sahip olduğu gücü kullanamayarak Türkiye'yi bir felaketin içerisine sürüklemiştir" dedi.
ADALET VE KALKINMA PARTİSİ HEP 'BEN BEN' DİYOR
Ak Parti'nin Türkiye'yi kamplara ve cepheleşmeye yönlendirdiğini iddia eden Devlet Bahçeli, Türkiye'nin laikler, antilaikler, inanmışlar ve inanmayanlar olarak ayrıldığını belirtti. Bahçeli, Türkiye'nin 36 etnik bölüme ayrılarak sosyal dokusunun tahrip edildiğini ve parçalandığına dikkat çekerek, "Hangi partiden olursak olalım önce ülkem, sonra milletim, sonra partim ve sonra da ben demek lazım. Adalet ve Kalkınma Partisi milletimizin kendisine yöneltmiş olduğu teveccühü şansında toplamış ve şansını başarısı olarak hırs yüklü, kibir yüklü, bir kişi haline gelerek önce 'ülkem ve milletim, sonra partim' diyeceği yerde, 'her zaman ben ben ben' diye diye bugün Recep Tayyip Erdoğan'dan başka kimsenin olmadığı bir Türkiye ortaya çıkmıştır" diye konuştu.
TÜRKİYE'DE BİR HARAMZADE VAR
Türkiye'nin 90 yıldan beri gelişme trendi içinde olduğunu ifade eden MHP Lideri Devlet Bahçeli şunları söyledi:
"Aradan geçen 90 yıl süre içinde çok büyük şahsiyetler çok aziz millet evlatları imkanları ölçüsünde hizmet yarışında bulunmuşlardır. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, bunlar Başbakan ve devlet başkanı olarak partileriyle inandıkları bildikleri yolda büyük hizmetler sunmuştur. Ne kadar başarmışlardır onu tarih kayda düşmüştür. Ama hepsi bu ülkeye bir hizmette bulunmak için yola çıkmışlar, kimse diyemez ki, 'Türkiye 1923 yılının Türkiye'sidir. Kimse diyemez ki 'Türkiye 1940'ların, 50-60'ların veya 65, 80 döneminin veya 2000'li yılların Türkiye'si. 1923'te kaldığımızı kimse söyleyemez. Söylerse zaten haramzadedir. Bunu söyleyen birisi var. Öyleyse bir haramzade var bu kim? 2002 yılından beri Türkiye'yi yöneten Recep Tayyip Erdoğan. Ne varsa 2002 yılı öncesinin yok farz ediyor. 2002'den bu yana ne yapıldığını eğer bir gün fırsat verirse hepimizi şahit kılarım ki Milliyetçi Hareketin iktidarında 11 yıllık iktidarı Yüce Divan'a göndereceğim. Türkiye'de 11 yılda açlık ortadan kalkmış mıdır? Adaletsizlik ortadan kalkmış mıdır? Asayişsizlik sona ermiş midir? Kadına şiddet olmamakta mıdır? Türkiye'de bölücü tehdit başını almış gitmekte midir? Yoksa herkes birlik ve beraberlik içerisinde midir?"
TÜRKİYE'NİN MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİ SARSILDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı 80 yılda yapılmış olan hizmetleri yok farz etmekle suçlayan Bahçeli, Ak Parti'ye oy verenleri kendilerini sorgulamaya davet etti. Çocukların milli değerlerden yoksun olarak büyüyeceğini söyleyen Bahçeli, "Çocuklarımız Türk'üm doğruyum çalışkanım' diyeceği yerde, 'Ben kimim, neyim bilmiyorum. Tembelim, hırsızım, soyguncunun, vurguncunun birisi miyim' diyecektir. Türkiye'de milli ve manevi değerlerin hepsi sarsılmıştır tahrip edilmiştir. Cumhuriyetimizin kazanımları silinmek istenmektedir. Türkiye'yi dönüştürmek istiyorlar. Nereye dönüştüreceklerini de açıkça söyleyemiyorlar. Bölünmek dönüşmekse bu çok yanlış. Türkiye'yi böldürmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Hele hele Milliyetçi Hareket varsa bölünmesi mümkün değildir" dedi.
TÜRKİYE RECEP TAYYİP ERDOĞAN'I İZLEMEKTEN BIKTI
Türkiye'de kurulan ve korkutulan olarak iki medyanın bulunduğunu belirten Bahçeli, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidarın tüm güçleriyle olgunlaştırdığı kurduğu bir medya gurubu var. Bunlara iktidar tarafından kurulan medya diyoruz. Bir de var olan medyayı baskı altına alarak bir takım şekliyle korkutarak, korkutulan bir medya var. Bu iki medya el ele vermiş, sabah 8'de uyanıyorsunuz Recep Tayyip Erdoğan, 9'da bakıyorsunuz Recep Tayyip Erdoğan, her saat başı Recep Tayyip Erdoğan. Saat 12'ye kadar ve Recep Tayyip Erdoğan'ı seyretmekten bıkıyorsunuz, usanıyorsunuz 'Ya yine çıktı lanet olsun' deyip kapatıyorum diyorsunuz. Ve ancak kurtuluyorsunuz. Recep Tayyip Erdoğan dizisinde ne var? Sadece yalan var, aldatma var. Kendi yakınını zenginleştirme, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin belli bir avuç gurubunu yeni bir zengin üreterek ortaya çıkaran bir faaliyet var" diye konuştu.
TÜRKİYE SOKAKLA SANDIK ARASINDA KALDI
Halkın sokaklara çıkmak yerine meydanlara çıkarak demokratik hakkını araması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Sokakla sandık arasında kalmış bir Türkiye var. Hangi partiden olursak olalım Türkiye'nin geleceğini sarkaç gibi sandıkla sokağın arasına sıkıştırıp bir sokak bir sandık arasında gidip gelen şekilde geleceğimizi belirleyemeyiz. Sokaklar çıkmazdır, karanlıktır, kirlidir. Masum gençlerimizi buraya sevk ederek karanlığa ve kirliliğe bulandırmaya kimsenin hakkı olmamalıdır. Ama sokaklardan evvel meydanlar vardır ki o meydanlar aydınlıktır" dedi.
Sandığın yolunun 30 Mart 2013'te olduğunun altını çizen Bahçeli, 30 Mart'ta millet olarak AK Parti'nin özellikle de Recep Tayyip Erdoğan'ın uyarılması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'ın koltuğa oturtulmamasını isteyen Devlet Bahçeli, 2015 yılındaki genel seçimlerde de Ak Parti'nin yönetim kadrosunu silinip süpürmesi gerektiğini kaydetti.
ADALET VE KALKINMA PARTİSİ'NDEN YÜCE DİVAN'DA HESAP SORMAZSAM NAMUSSUZUM
Ak Parti'nin halının altına süpürülmek yerine adalete verileceğini ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:
"Adalet, Recep Tayyip Erdoğan'ı sorgulayacak. İşte o zaman tarihi buluşma, tarihi yazı, tarihi döşeme ne varsa orda olacak. Yoksa Barzani zavallısını, bilmem şunu bunu, davet ederek Diyarbakır'da tarihi buluşma adı altında PKK'yı cesaretlendirecek, Öcalan'a af getirecek, hainlere bayram yaptıracak bir tarihi hatadan hep beraber kurtulmalıyız. Tarihi buluşma önümüzdeki seçimde olmalı. Diyarbakır'daki karanlık meydanlarda, sokaklarda değil. Tarihi buluşma olacaksa sandıkta olmalı. Peki orda buluşup da ne yapacağız? Yeni bir irade, yeni bir siyaset yepyeni bir kadroyla Türkiye'yi milli birliğe, kardeşliğe doğru koşturacak bir iktidara ihtiyaç var. Onun adı Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Eğer bu teveccüh, tercih bize yönelirse biz gereğini biliriz. Türkiye'nin her tarafına 'Ne Mutlu Türkiye'ye' yazdırmazsam namussuzum. Okullarımızda çocuklarımıza andımızı tekrar öğretmezsem namussuzum. Bu ihaneti yapan Adalet ve Kalkınma Partisi'nden Yüce Divan'da hesap sormazsam namussuzum."
Serhat TEZCAN-Sebile ÇETİN/Bandırma, Hilmi DUYAR- Coşkun YAMAN/BALIKESİR, (DHA)

