Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Faroe Adaları Başbakanı Aksel Vilhelmsson Johannesen ile bir araya geldi.
Faroe Adaları’nın başkenti Torshavn’da düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan von der Leyen, şunları kaydetti:
“Faroe Adaları’nın Ukrayna’ya verdiği destekler takdire şayandı. Bizler aynı değerleri paylaşıyoruz.
Rusya’ya yönelik yaptırımlarımız Faroe Adaları’nı negatif yönde etkiliyor, bunun farkındayız. Bu konuda Faroe Adaları’nın yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Bu kapsamda ekonomik ve siyasi işbirliğimizde yeni bir sayfa açıyoruz.
Faroe Adaları ile AB arasındaki ticari ilişkiler gelişecek. Deniz ürünleri açısından dünyada Faroe önde gelen bir yer. Bundan dolayı Faroe’nin yeni pazarlar elde etmesi için çalışacağız.
Ayrıca, bilindiği üzere Arktik araştırmaları konusunda birlikte çalışıyoruz. Dijital teknolojiler, eğitim veya beceri geliştirme gibi ilgi alanlarımızı paylaştığımız daha fazla alanda çalışmaya başlamak istiyoruz.
Erasmus+ hakkında konuştuk; buradaki işbirliğini derinleştirmekten ve örneğin Erasmus+ çerçevesinde değişimlerin sayısını arttırmaktan çok mutlu oluruz.”
İklim değişikliği konusunu oldukça önemsediklerinin altını çizen von der Leyen şöyle devam etti:
“Rüzgar ve hidroelektrik için etkileyici kaynaklara sahipsiniz ve bugün rüzgar parkını ziyaret ederken ve yenilenebilir enerji konseptinin tamamını görürken bunu gördüm.
2030 yılına kadar tüm karasal elektriğinizi sürdürülebilir kaynaklardan elde etme hedefinize ulaşacağınızdan kesinlikle eminim.
Enerji verimliliği, elektrifikasyon ve depolama konularında sizin ve bizim deneyimlerimiz olsun, en iyi uygulamalar konusunda çok verimli fikir alışverişinde bulunabiliriz.
Kuzey Atlantik bölgesi ticaret, askeri operasyonlar ve her zamankinden daha fazla jeopolitik rekabet için bir odak noktası haline geldi.
Dolayısıyla Faroe’nin oldukça stratejik bir konumu var.
Rusya ve Çin gibi ülkelerin giderek daha iddialı olduklarını biliyoruz. Bunun bölgenin istikrarı ve daha geniş anlamda Avrupa komşuluğu üzerinde bir etkisi olabilir. İşte bu nedenle siyasi ortaklığımızı güçlendirmeliyiz.”

