Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Türkiye’nin turizm potansiyeline dikkat çekerek her yıl 50 bin düğün yapan gurbetçileri düğünlerini Türkiye’de yapmaya çağırdı.
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Türkiye’nin turizm potansiyeline dikkat çekerek her yıl 50 bin düğün yapan gurbetçileri düğünlerini Türkiye’de yapmaya çağırdı.
Bakan Nabi Avcı, Türkiye’nin turizmdeki durumunu anlattı. Avcı, 2016’nın turizm açısından parlak bir yıl olmadığını anımsatarak, “Rusya ile yaşanan kriz gerçi şimdi elhamdülillah ama onun çok ciddi bir etkisi oldu. Bazı terör olaylarının yansıtılma biçiminden kaynaklı olumsuz etkiler oldu. Hem Rusya hem de Avrupa pazarında bir toparlanma söz konusu. Özellikle Rusya pazarı süratle toparlıyor.” dedi.
– 50 bin düğün
Avrupa’da her yıl Türklerin ciddi masraflar yaparak düğünler yaptığını söyleyen Bakan Avcı, “Bizim hesaplarımıza göre, her yıl Türkler ciddi masraflar yaparak, 50 bin düğün yapıyorlar. Bu sadece belli başlı düğün salonlarında, bir de evlerde yapılanlar var, onlar kayıtlarda yok. En az 50 bin düğünümüz var. Aşağı yukarı bunun bütçesi 3-4 milyar. Gelsinler düğünlerini Türkiye’de yapsınlar.”
Eskiden turizm tanıtımlarının deniz, kum, güneş ülkesi olarak yapıldığını ancak Türkiye’nin bundan ibaret olmadığını vurgulayan Avcı, Türkiye’de başka turizm potansiyelleri olduğuna işaret ederek şunları söyledi:
“Türk mutfağı Türkiye’nin en seçkin mutfaklarından birisi, belki de birincisi. Türk mutfağı pek çok farklı medeniyetlerin, farklı kültür havzalarının kesiştiği yerde oluşmuş bir mutfak. Burada Arap, Ermeni, Yunan, Makedon, Boşnak, Rus, Türkmen mutfaklarının etkisi var. Buraya geldik, burada mesela zeytinle ve zeytinyağı ile tanıştık. Zeytinyağlı dolmayı biz icat ettik. Her ne kadar şimdi Yunanlılar ona da hevesleniyorlarsa da.
Arapların gastronomiye, Japonlar ve Çinlilerin ise arkeolojiye düşkün. Hintliler de son zamanlarda düğün turizmini çıkardı.
Biz sadece deniz, kum, güneş üzerinde, dünya turizminde 6’ıncı sıraya, Avrupa turizminde 4’üncü sıraya gelmişiz. Şimdi bu ürünleri de işin içine kattığımız zaman bunları da dünyaya gereği gibi tanıtabildiğimiz zaman ilk üçe girmememiz için hiçbir neden yok. “
– Kopenhag’da ne var?
Danimarka’da görev yaptığını anlatan Bakan Avcı, Kopenhag’da 2-3 şey olduğunu ancak turizmde başarı hikayesi olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Kopenhag’ta iki şey vardır, hadi bilemedin üç. Bir adada bir şato vardır. ‘Hamlet’ oyununun geçtiği şato olarak bilinir. Bizim gençlik parkından daha hallice, şehir içinde de bir eğlence parkı vardır. Bir de deniz kenarında bir kayanın üzerine oturtulmuş küçük bir deniz kızı heykeli. Kopenhag’a gelenler o heykelin başında fotoğraf çektirirler. Yemek derseniz, tereyağlı emekleri vardır ama onu da çok güzel süslerler. Kopenhag’ta hiçbir şey demek istemiyorum, dostlarımız yanlış anlamasınlar. Ne kadar az imkanla ne kadar çok şey yapılacağının bir örneği olarak Danimarka’yı söylüyorum, bir başarı hikayesidir. Bizim ki de tam tersi bu kadar çok malzeme ile her şeyimiz var, hala dünyada 6’ıncıyız. Bu kadar çok şeyle bizim birinci olmamız lazım.”

