Yabancı ve Müslüman karşıtlığı üzerinden siyaset yapan aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi, 2009’daki AP seçimlerinde aldığı 15.3’lük oyu, yüzde 26.6’ya çıkararak oy patlaması gerçekleştirdi
Danimarka'nın aşırı sağ partisi Danimarka Halk Partisi (DF), ilk kez 1998'de girdiği seçimlerden itibaren sürekli oylarını artırarak dün yapılan AP seçimlerinde ülkenin birinci partisi oldu.
Avrupa Parlamentosu'na (AP) 13 üye gönderen Danimarka'da, DF 4 üye çıkarmayı başardı. Hükümetteki Sosyal Demokrat Parti 3, şubat ayında koalisyondan ayrılan SF 1 ve seçim öncesinde liderinin özel harcamalarıyla gündeme gelerek 2 üye çıkarabilen Venstre ise bir önceki AP seçimlerine göre birer üye kaybetti.
Seçimin açık galibi olan DF, yüzde 26.6 ile oy patlaması gerçekleştirerek dikkatleri yine üzerine çekerken ilk kez seçime girdiği 1998 yılından itibaren 2011 genel seçimlerindeki duraksama haricinde sürekli oylarını artıran bir parti oldu.
Mogens Glistrup'un kurduğu Fremskridtspartiet'ten 1984 yılında milletvekili seçilen ancak 1995 yılında partide yaşadığı sorunlar üzerine 3 arkadaşıyla ayrılarak DF'i kuran ve 2012'ye kadar başında bulunan Pia Kjaersgaard'ın baskın bir liderlik yaptığı parti, ilk kez 1998'de girdiği genel seçimde yüzde 7.6 oy aldı.
DF, özellikle Müslümanlara karşı tepkilere neden olan ABD'deki 11 Eylül saldırılarından yaklaşık 2 ay sonra yapılan 2001 genel seçimlerinde ise büyük aşama kaydederek oylarını yüzde 12'ye çıkardı. Ardından 2005'te 13.3, 2007'de 13.9 ve 2011 12.3 oy alan DF, şu anda Danimarka Parlamentosu'nda 22 milletvekili ile üçüncü büyük parti durumunda. Ancak son anketler, oylarını artıran partinin ikinci büyük parti durumunda olduğunu gösteriyor.
Kuruluşundan bu yana hiç iktidar ortağı olmayan DF, 2001-2011 arasında koalisyon hükümetlerine dışarıdan destekle başta göçmenlik yasaları olmak üzere birçok konuda aşırı sağ politikalarını uygulamaya sokma fırsatı buldu. 2011 yılında mevcut Başbakan Helle Thorning-Schmidt'in partisi Sosyal Demokrat Parti'nin öncülüğünde, Radikale Venstre ve Sosyalist Halk Parti ortaklığıyla kurulan sol koalisyonun vaatlerinin aksine birtakım sosyal haklarda kısıtlamalara gitmeleri ve yaşanan ekonomik kriz de DF'i büyüten bir unsur oldu.
AB'nin büyümesine ve Türkiye'nin üyeliğine karşı
Öte yandan DF'in politikaları arasında AB karşıtlığı da bulunuyor. Avrupa'da işbirliğine evet ancak AB'nin genişlemesine hayır diyen DF, Avrupa Birliği'ndeki ülkelerin ABD'de olduğu gibi birer eyalete dönüşmesine karşı olduğunu ifade ederek daha gevşek bir birlikten yana.
DF ayrıca kurumsal internet sayfasında "72 milyon Türk AB'ye üye olmak için bekliyor. Danimarka Halk Partisi buna karşı çıkan Danimarka'daki tek parti" diyerek Türkiye'nin AB üyeliğine de karşı çıkıyor. Parlamentoda her fırsatta Müslüman karşıtlığını gündeme getiren DF, son olarak yılda iki kez rutin olarak parlamentoya gelen ve zorlu çeşitli prosedürleri aştıktan sonra vatandaşlığa hak kazanan listeye, çoğunluğu Müslüman diye karşı çıkarak parlamentoda hayır oyu kullanmıştı.
