Danimarka’da 2014 yılında kurulan İskandinavya İmam Hatip Okulu Mina Hindholm yatılı okuluna, yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasının ardından 3’üncü defa saldırı gerçekleşti.
Danimarka’da 2014 yılında kurulan İskandinavya İmam Hatip Okulu Mina Hindholm yatılı okuluna, yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasının ardından 3’üncü defa saldırı gerçekleşti.
Görüntü:
Danimarka’da Ağustos ayında başlayan yeni eğitim öğretim yılında 1 ay geride kalırken bu süre içinde Mina Hindholm okulunun duvarlarına İslam’a hakaret içerikli yazılar yazıldı. İkinci olayda birkaç deste havai fişek atıldı. Son olayda ise motosikletle gelen 2 kişi okulun penceresine tuğla attı.
İskandinavya İmam Hatip Okulu Mina Hindholm yatılı okulu müdürü Ahmet İhsan Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçtiğimiz Çarşamba sabaha karşı gerçekleşen son olayda, okula motosikletle gelen Danimarkalı iki gencin, okulun camına tuğla attıktan sonra, geldikleri gibi motosikletle hızla olay yerinden kaçtıklarını söyledi.
Tuğlanın isabet ettiği camın kırıldığını, olayın okulun güvenlik kameraları tarafından kayıt altına alındığını ve kayıtların bölge polisine teslim edildiğini aktaran Ahmet İhsan Deniz, iki yıldır sorun yaşamayan Mina Hindholm yatılı okulunun, lise bölümü Hindholm STX’in yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte hizmete girmesinin ardından, saldırıların başladığına işaret etti.
Sorumlu Danimarka medyası
Hindholm STX’in Danimarka’da Müslüman Lisesi olarak gündeme taşınması ve ardından saldırıların başlamasından Danimarka medyasını sorumlu tutan okul müdürü Deniz, şunları kaydetti:
”Danimarka Eğitim Bakanlığı’nın nezdinde, kontrolünde ve onların vermiş olduğu yetki ve onay neticesinde kurulmuş olan okullarımız, yani buradaki hem ilk Müslüman yatılı okulu akabinde de Müslüman lisenin açılmasıyla, işler biraz daha gerginleşti gibi. Danimarka medyası lisenin açılmasıyla gerginleştirmiş durumda.”
Danimarka Polis İstihbarat Teşkilatı PET’in de olayla yakından ve ciddiyetle ilgilendiğini, kendilerine ziyarette bulunan PET görevlilerinin güvenlik kameralarındaki eşgallerden yola çıkarak zanlıların tespit edilebileceğini bildirdiğini açıklayan Ahmet İhsan Deniz, velilerin de yaşananlardan dolayı üzüntü duyduğunu ve kendilerine destek verdiğini vurgulayarak şunları söyledi:
”Aileler sağ olsunlar, tabi onlar da üzülüyorlar buradaki personelimizin, talebelerin üzüldüğü gibi, veliler de üzülüyor. Onların da pek hoşuna gitmiyor muhakkak, çünkü çocuklarını bize emanet ettiler. Biricik yavrularının herhangi bir şeye maruz kalmamaları, üzüntü duymamalarını arzu ediyorlar. Gerekirse bizlerd e nöbet tutmaya gelelim diye teklifte bulunuyorlar. Onların tam desteği var ama biz de onlar adına üzülüyoruz cidden hüviyet olarak. Maalesef bu benzer olayların olmamasını arzu ediyoruz, temenni ediyoruz. Veliler sağ olsunlar bize destek veriyorlar.”
Okulun hedef olduğu saldırıların ardından güvenlik önlemlerini arttıracaklarını vurgulayan Deniz, ”Güvenlik noktasında güvenlik şirketleriyle irtibata geçtik, onlardan bazı teklifler aldık. Bugün yarın karara bağlayacağız. Güvenlik kameralarının fazlalaştırılması, daha sonra güvenlik şirketiyle irtibata geçip mütemadiyen burada takip etmelerini, gelip burada nöbet tutmalarını veyahut değişik şekillerde, biraz daha ciddi olarak buranın kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca bizim nöbetçilerimiz de olacak muhakkak gece nöbetçisi, kendi aramızda da bazı velilerle belki bir dönem bazı tedbirler almak durumundayız. Onların da gelip zaman zaman uykusuz kalmalarını arzu ediyoruz ki, kendileri sahiplensinler.” ifadelerini kullandı.
Aşırı sağ bizim üzerimizden siyaset yapıyor
Aşırı sağ görüşlü Danimarka Halk Partisi’nin okullarıyla ilgili görüşleri hakkında da yorumda bulunan Ahmet İhsan Deniz, şunları söyledi:
”Siyasileri biliyoruz biz, Danimarka Halk Partisi’nin tutumu, yabancılara yönelik her zamanki olan durum, onda bir şaşkınlık veya şaşırmamız yoktur. Onlar görevlerini yapıyorlar, siyaset yapıyorlar bizim üzerimizden ama biz şeffaf, net bir şekilde, gelip herkes görebilir buradaki yapmış olduğumuz çalışmaları.”
Danimarka’da dikkatlerini üzerine çeken Müslüman lise Hindholm STX’in Danimarkalı müdürü Kim Bredsgaard Lund, İmam Hatip Okulu’nun bulunduğu binaya gerçekleşen saldırılarla ilgili AA muhabirinin sorularını cevaplarken ”Çok üzücü ve derinden sarsan, ama ne yazık ki Danimarka’da İslam ve göçmenlere karşı tutulan tavır ile birbirine bağlı bir hadise.” diye konuştu.
Kim Bredsgaard Lund şöyle devam etti:
”Mina Hindholm yatılı okulu ve Hindholm STX’in bağları hâlâ güçlü, öğrencilerimizin okuldan ayrılmak gibi bir düşünceleri yok, çünkü yaşanan süreçte öğrenciler ve öğretmenler birlikte hareket ederek, birbirine destek oldu.”
Yeni kurulan özel liseler sıkı denetim altında
Hindholm STX’in Danimarka tarihinde bir ilk olarak Müslüman temellere dayalı lise temelleriyle kapılarını açması, Danimarka kamuoyunda tartışmaları beraberinde getirirken, Eğitim Bakanlığını da harekete geçirdi.
Mezunlarının Türkiye’de ilahiyat fakültelerinde öğrenim görme imkânı olan Hindholm STX’in de diğer yeni kurulan özel okullar gibi, özel gözetim altında tutulacağını açıklayan Eğitim Bakanı Ellen Trane Nörby ”Demokratik temele dayalı düzenin olup olmadığı yönünde endişe duyula biliniyor. Paralel bir toplum endişesi de bir gerçek. Bu yüzden özel liselerde de teftiş yapmamız zorunlu.” diye konuştu.
Aşırı sağ görüşlü Danimarka Halk Partisi, Müslüman temellere dayalı bir lisenin öğrencilere demokrasi ve cinsiyet eşitliğini öğretme talebini nasıl uygulayacağı yönünde endişeli olduğunu bildirdi. Partinin liselerden sorumlu sözcüsü Marie Krarup, Eğitim Bakanı Ellen Trane Nörby’den okulu sıkı gözetim altında tutmasını istedi.
Mina Hindholm yatılı okuluna ilk saldırı 11 Ağustos’ta gerçekleşmişti. Saldırıda okulun duvarlarına İslam karşıtı yazılar yazılmıştı. 9 Eylül’de sabaha karşı gerçekleşen ikinci saldırıda ise okula havai fişekler atılmıştı.

