Suriye’nin kuzeyindeki Han Şeyhun’a yapılan hava saldırısından sonra onlarca sivil klor gazıyla nefessiz kalıp öldü ancak rejim kimyasal silah kullanmadığını iddia ediyor.
Suriye’nin kuzeyindeki Han Şeyhun’a yapılan hava saldırısından sonra onlarca sivil klor gazıyla nefessiz kalıp öldü ancak rejim kimyasal silah kullanmadığını iddia ediyor.
İdlib’in Han Şeyhun beldesinde 4 Nisan günü yapılan hava saldırısından sonra insan hakları kuruluşlarına göre 20 çocuk ve 17 kadın dahil en az 58 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi de gazdan etkilendi.
Olayın tanıkları gazın hava saldırısından sonra etkilemeye başladığını anlatırken Şam yönetimi ise halka karşı asla klor gazı ya da herhangi bir zehirli madde kullanmadıklarını ve kullanmayacakları açıklaması yaptı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşınan konu, Rusya’nın karşı durması ve Suriyeli muhalifleri suçlaması nedeniyle konseyden bir sonuç çıkmadı.
Otopsi işlemleri Adana’da yapılıyor
Bu arada Türkiye’deki hastanelere kaldırılan 32 kişiden 3’ünün hayatını kaybettiği belirtilirken cesetleri Adana Adli Tıp Kurumuna kaldırılan 3 Suriyeli’nin otopsi işlemleri Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) heyetinin de katılımıyla yapıldı.
Otopsi sonrasında Adana Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, otopsileri yapılan 3 kişi için ilk bulgulara göre, şahısların kimyasal boğucu gaza maruz kalmaları sonucu hayatlarını kaybettikleri açıklandı.
Saldırıdan etkilenenlere ilk müdahalenin tanığı anlatıyor
Han Şeyhun’daki sivil savunma ekiplerinin müdürü Mustafa el-Hac Yusuf kimyasal gazdan etkilenenlere ilk müdahalelerini “Zehirli gazdan etkilenen kişilerin giysilerini çıkartarak üzerlerine su serptik, onları suyla yıkadık.” ifadeleriyle anlattı.
El-Hac Yusuf, saldırı sonrası sivilleri hastanelere taşıdıktan sonra sivil savunma merkezinin ve Han Şeyhun’daki tek hastanenin (er-Rahme) savaş uçakları tarafından 8 kez bombalandığını bildirdi.
Yusuf, duygularını şu ifadelerle aktardı:
“Yaşadıklarımızı size tarif edemiyorum. Düşünün ki karşınızda 100-150 kişi, kadın, çocuk yerde yatıyor, yardım bekliyor ve hiçbir şey yapamıyorsunuz. Sadece kıyafetlerini çıkarıp üzerlerine su tutabildik. Başka bir müdahalede bulunamadık. Maalesef elimizde başka imkanlar yoktu. Sivil savunma ekiplerimiz ellerinden hiçbir şey gelmediği için gözyaşlarına boğuldu. O an hissettikleri gerçekten anlatılamaz. Han Şeyhun’da olanların halen aklımız almıyor, anlamış değiliz, şok içerisindeyiz.”

