Danimarka’nın Odense kentinde bulunan Güney Danimarka Üniversitesi (Syddansk Universitet) tarafından ‘Uygun Adım’ temalı ülkenin en büyük sportif bilim projesi başlatıldı.
Proje kapsamında Danimarka’da bulunan okullarda sporun eğitim ve kognitif (bilişsel) zeka üzerindeki pozitif etkisi araştırılıyor.
Projeye Türkiye’den yalnızca Tunceli’de bulunan Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Yüksek Lisans Öğrencisi ve Karate A Milli Takımı Kondisyoneri Caner Aygören’in davet edildiği belirtildi.
Aygören, hayata geçirilmesi planlanan proje ile ilgili açıklamalarda bulundu.
6 Mayıs’tan bu yana Danimarka’da bulunan okullarda çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Aygören şunları söyledi:
“Resmi davet mektubuyla Güney Danimarka Üniversitesi’nden projedeki bilimsel çalışmalara yardımcı olmam amacıyla davet edildim.
6 Mayıs’tan bu yana projeyle ilgili çalışmalar yürütüyorum. 25 Mayıs’a kadar çalışmalarım sürecek.
Proje kapsamında ülkede faaliyet gösteren okullarda antrenman bilimi, fiziksel uygunluk, spor ve çocuk sağlığı konularında ölçüm çalışmaları yaparak, üniversitenin veri toplamasına yardım ediyorum.
Bu projeyle Danimarka’daki çocukların sporla birlikte sağlık ve eğitim konularında başarılarının arttırılması amaçlanıyor.
Türkiye’de hali hazırda böyle bir proje yok. Türkiye’de okullarda beden eğitimi dersleri, Eğitim ve Spor Bakanlıklarımızın açtıkları kurslar var fakat ekstradan sporun dersler ve kognitif zeka üzerindeki etkisi araştırılmıyor.
İlk ve ortaokul çağlarındaki çocuklar, tam da spora başlama yaşlarındadır. Yapılan bu çalışmayla çocukların yetenekleri de keşfediliyor.
Şu an projeyle ilgili çalışmalar devam ediyor, sonuç henüz ortaya çıkmadı. Sonuçlar ışığında çalışmanın kapsamı geliştirilebilir.
Buradaki okullardan çıkacak sonuca göre bu yaş grubundaki özel kurum, spor kulübü, dernek, spor atölyeleri de ele alınabilir.”
“Türkiye’de de yapılabilir”
Projenin Türkiye’de de hayata geçirilebileceğini belirten Aygören şunları kaydetti:
Şöyle bir şey yapabiliriz; Buradaki hocalarımız da bunu yapabileceğimizi söylediler, Danimarka’daki projenin diğer etabı Türkiye’deki okullarda uygulanabilir.
Türkiye’deki ilk ve ortaokullardaki, lisedeki çocuklara eğitimin yanında spor takviyesi yaptırırsak bilişsel kognitif zekaya faydalı olabileceğini söyleyebiliriz.
Gözlemlediğim kadarıyla; Bir firma veya bir kuruluş bu projeye destek, sponsor oluyor. Türkiye’de de bu alanda destek sağlayabilecek kuruluşlarımız var.
TÜBİTAK’ın yanı sıra üniversitelerin bilimsel araştırma merkezlerinden de destekler alınırsa bizim ülkemizde de bu proje yapılabilir.”
“Danimarka’da spor ve çocuk sağlığı çok önemseniyor”
Danimarka’da spor ve çocuk sağlığının oldukça önemsendiğini vurgulayan Aygören, Türkiye ve Danimarka arasındaki farklara dair şu görüşleri paylaştı:
“Danimarka’da spor ve çocuk sağlığı oldukça değerli ve ilgi çeken bir kavram.
Tabii ki bizim ülkemizde de spor bilimci akademisyenler çocuklar üzerine araştırmalarını yapıyorlar ama bu derece geniş kapsamlı değil.
Yani onlar şöyle düşünüyor; Biz bir yayın, makale yapalım, veri toplayalım, 8-10 haftalık antrenman yaptıralım, bunun soncuundaki gelişime bakalım ama burada onu düşünmüyorlar.
Danimarka’da 1-4 yıl gibi daha uzun süreli düşünüyorlar.”
“Birlikte proje yapabiliriz”
Türkiye’de yürüttüğü bazı çalışmaları Danimarka’daki akademisyenlerle paylaştığını dile getiren Aygören, Türkiye ve Danimarka arasında ortak çalışmalar yürütülebileceğini ifade etti.
Danimarka’daki akademisyenlerle karşılıklı fikir alışverişi yaptıklarını kaydeden Aygören şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de özel olarak atletik performans üzerine çalışıyorum. Ayrıca antrenman bilimi, sporcularda kan fizyolojisi gibi alanlarda da çalışmalar yürütüyorum.
Türkiye’de yaptığım projeleri Danimarka’daki hocalara sunuyorum. Buradaki hocalar da projeleri beğeniyorlar ve birlikte yapabileceğimiz projeler olduğunu da söylüyorlar.
Bilimin bir dini, ırkı, dili yoktur. Bilim evrenseldir.
Türkiye de bilimde gelişen bir ülke. Bilimin peşinden hangi ülke, toplum giderse orası bunun karşılığını mutlaka alacaktır.
Türkiye’de bilime yönelik destekler daha da arttırılabilirse biz daha başarılı işlere imza atabiliriz. O potansiyele sahibiz.”


