IKEA’ya yönelik oldukça yoğun eleştirilerin paylaşıldığı “How IKEA Plunders The Planet” (IKEA Gezegeni Nasıl Yağmalıyor) belgeselinde, firmanın seri üretim yaparken uyguladığı çalışmalar ağır bir dille eleştirildi.
Belgeselde konuşan araştırmacılar, aktivistler, ormancılık endüstrisi temsilcileri ve IKEA’nın tedarikçileri, çevre konusunda firmanın çalışmalarındaki olumsuzluklardan bahsediyor.
Belgeselde konuşmacı olarak yer alan, 20 yıl boyunca IKEA’da çalıştığını ve IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad’ın asistanı olduğunu ifade eden Johan Stenebo şunları söyledi:
“IKEA çevreyi çok önemsediği imajını vatandaşlara vermek için yoğun çaba harcıyor. Ancak IKEA çevreci bir firma değil.
Tüketiciler adına ‘yeşil yıkama’ denilen şeye kesinlikle inanmamalı.”

“IKEA’nın taşeronu para cezasına çarptırıldı”
İsveç’in devlet medya kuruluşu SVT’de yer alan haberde ise belgeselin yapımcılarından Marianne Kerfrieden, IKEA’nın dünyanın birçok yerinde ormanlara sahip olduğunu ve bunun yanı sıra bir dizi taşerondan orman satın aldığını hatırlattı.
Belgeseli belgelerin ışığında hayata geçirdiklerini belirten Kerfrieden, şunları kaydetti:
“Belgeseli yapmak için birçok farklı bölgeden birçok kişi ile görüşerek belgeler topladık.
Brezilya’ya gittiğimizde IKEA’nın taşeronunun ciddi çevre ihlalleri nedeniyle nasıl para cezasına çarptırıldığı belgeledik.”

IKEA iddiaları reddetti
Belgesel ile ilgili olarak IKEA’dan da açıklama geldi.
Inter IKEA Group Küresel Hammadde Başkanı Ulf Johansson, SVT’ye yaptığı açıklamada belgeselde yer alan iddiaları reddederek şu ifadelere yer verdi:
“Belgeselde bizler sorumsuz bir firma olarak gösteriliyoruz.
Ayrıca kitlesel tüketimi teşvik ediyormuşuz gibi lanse ediliyoruz.

Ancak biz IKEA olarak müşterilerimizin kullandıkları ürünlerin uzun ömürlü olmasına özen gösteriyoruz.
Bunun yanı sıra müşterilerin aldıkları ürünleri daha uzun süre kullanabilmeleri için destek de sağlıyoruz. Örneğin geçtiğimiz yıl içerisinde 23 milyon yedek parçayı ücretsiz bir şekilde müşterilerimize teslim ettik.
Brezilya’da yaşananlar bizim kontrol sistemimizde keşfedildikten sonra oradaki taşeron firmayla görüşme yaptık. İşledikleri suçun kabul edilemez olduğunu söyledik.
Onlar da bize bu suçun yeniden tekrarlanmayacağını söylediler.”

