Ceyhan, yaptığı açıklamada, AVM’lerin kalabalık ve sirkülasyonu fazla olduğu için “sağlık açısından riskli alanlar” kategorisinde değerlendirilebileceğini söyledi.
Her hastalığın bulaştırma özelliği ve mesafesinin faklı olduğunu aktaran Profesör Ceylan, “AVM’nin üçüncü katında bulunan bir çocukta su çiçeği varsa eğer, zemin katında başka duyarlı bir kişiye o virüsü bulaştırabilir. Çünkü bunlar (virüsler) küçük damlacıklarla taşınıyor. Onun bir öksürüğüyle virüsler havada uzun süre asılı kalıyor ve sirkülasyon ile dolaşıyor. Bazı hastalıklar var ki daha büyük damlacıklarla taşınıyor. Bunlar çok uzak mesafeye gitmiyor, bir iki metre ancak gidebiliyor ve sonra yere doğru çöküyor. Siz hastayla bir metre mesafede durduğunuz zaman bulaşabilir ama en çok buluşma yolu, onlar öksürüyor ve bakteri bir yere konuyor, siz de gidip ellediğiniz zaman elinizi de ağzınıza burnunuza sürdüğünüz zaman bulaşıyor” şeklinde konuştu.
“Virüsler yüzde 50 oranında gözden giriyor”
Ceyhan, AVM’lerde vakit geçiren kişilere hijyen açısından, şu önerilerde bulundu:
“Virüsler daha çok burun ve ağız yoluyla giriyor ama virüsler yüzde 50 oranında gözden giriyor. Dolayısıyla göze dokunduğunuzda da girebilir. O yüzden temel şey el temizliği. AVM’lere gittiğiniz zaman ne olursa olsun nereye dokunursanız elinizi temizlemeniz lazım. AVM’lerde dolaştığınız için sürekli elinizi de yıkayamazsınız. Bu sebeple insanların ceplerinde ya da çantalarında dezenfektan taşımalarını öneriyoruz. Böyle bir durumda hemen çıkarıp ellerini temizleyecekler.”
Ceyhan, “Bir AVM’de ne kadar uzun süre kalırsanız bir hastalık kapma olasılığınız o kadar fazla artar. O yüzden mümkün olduğu kadar işimizi bitirip çıkmamız lazım. AVM’ler vakit geçirilebilecek yerler değil, özellikle kış aylarında.” ifadelerini kullandı.
