İsveç Nyans Partisi Genel Başkanı Mikail Yüksel, yürüttükleri çalışmalara ve Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine ilişkin NordicTurk Editörü Fatih Talayhan’ın sorularını yanıtladı.
Yüksel; İspanya, Belçika, Hollanda, Almanya ve İsveç’ten partilerin yer aldığı Özgür Filistin koalisyonu, seçimlerdeki başarı şansı ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
Röportaj videosunu YouTube NordicTurk Haber kanalımız üzerinden izleyebilirsiniz: İsveç’ten AP Milletvekili Adayı Yüksel: “Türkiye’ye yapılan çifte standardın durmasını istiyoruz”
– Özgür Filistin koalisyonu olarak adlandırılan listede İsveç’i temsil ediyorsunuz. Koalisyonun amacı nedir?
Mikail Yüksel: Özgür Filistin koalisyonu bizim de içerisinde bulunduğumuz bir koalisyon.
Koalisyonun amacı ise, AP seçimlerinde ‘Özgür Filistin’i hedeflemek.
Yani parlamentoya girdiğimiz zaman bu partilerle işbirliği yaparak kendi grubumuzu kuracağız ve Filistin’in özgürlüğü için çalışacağız.
– Avrupa’da göçmen karşıtlığı ve İslamofobi gibi öne çıkan sorunlar varken, neden Filistin konusu bu kadar ön planda?
Mikail Yüksel: Şu anda İsrail, Filistin’e resmen bir soykırım uyguluyor. Kadın, çocuk, sivil demeden insanlar katlediliyor. Bu durumu tüm dünya izliyor.
Biz Filistin olaylarını sürekli 2. Dünya Savaşı sırasında Musevi kökenli vatandaşlara yapılan soykırımla karşılaştırıyoruz.
Bugün Avrupa’daki siyasetçilere baktığınız zaman 2. Dünya Savaşı sırasında yapılan soykırımı dile getirdiklerinde “Bir daha asla. Hiç unutmayacağız” söylemlerinde bulunuyorlar ama bir benzeri şu anda Filistin’de gerçekleşiyor.
Neden bir benzer soykırıma tüm Avrupa sessiz kalıyor? Bu yüzden Filistin konusu bizim için çok önemli.
– Hamas’ın terör örgütleri listesinden çıkarılması gerektiğine yönelik bir söyleminiz var. Bu konuya açıklık getirebilir misiniz?
Mikail Yüksel: Hamas, meşru ve halk tarafından seçilmiş siyasi bir partidir. Filistin devletini, halkını temsil etmektedir.
Kendi ülkemden yola çıkarak söyleyeyim; İsveç, Filistin’i bir devlet olarak tanıyor. Madem öyle, Filistin halkının seçtiği siyasi partiyi neden terör örgütü olarak damgalıyorsunuz?
İsrail devletini bir terör devleti olarak damgalayamıyorsak veya İsrail ordusunu bir terör örgütü olarak nitelemiyorsak neden Hamas’ı bir terör örgütü olarak damgalıyoruz?
Bu terör damgası maalesef Filistin konusunda bir çözüme ulaşmayı engelliyor.
Ortada bir savaş ve iki devlet var. Filistin ve İsrail arasında bir diyalog oluşturamazsak, Hamas ile bir diyalog yolu bulamazsak, terör örgütü olarak damgalayarak nasıl çözüme ulaşabilir, nasıl barışı sağlayabiliriz?
Tek taraflı bir barışın olabilmesi mümkün değil.
– Seçimlerde başarı şansınız nedir?
Mikail Yüksel: Nyans Partisi olarak başarı şansımızı oldukça yüksek görüyorum.
1 milyon Müslümanın yaşadığı İsveç’te 160 bin oy gerekiyor ve bu çok az bir oy.
Ancak burada seçmen kitlesini harekete geçirmek çok önemli.
Bu kapsamda Kulu kökenli hemşehrilerimizin İsveç’te oy kullanmasını sağlamak, onları telkin etmek amacıyla Kulu’da bir toplantı gerçekleştirdik.
– Seçilmeniz durumunda Türkiye ile ilgili ne gibi politikalarınız, söylemleriniz olacak?
Mikail Yüksel: Filistin meselesi, Türkiye’nin AB’ye üyeliği konularını ele alan tek parti biziz.
Biz, AB’nin Hristiyan kulübü gibi davranmayı bırakmasını istiyoruz.
Üye ülkelerin dahi yerine getirmediği kriterleri, şartları Türkiye’ye koşmanın ne manası var?
Romanya’ya, Bulgaristan’a, Yunanistan’a, Polonya’ya, Macaristan’a baktığınızda bu ülkelerin yerine getirmediği şartları neden Türkiye’ye koşuyorlar?
Sebep Türkiye’nin Müslüman olması mı yoksa gerçekten bu şartların yerine getirilmesini mi istiyorlar?
O yüzden Türkiye’ye yapılan çifte standardın durmasını, Türkiye’nin tam üye yapılmasını ve diğer ülkelerle eşit haklarla davranılmasını istiyoruz.
– Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, onları oy kullanmaları için nasıl motive edeceksiniz? Seçmenlerin sandığa gitmeleri yönünde ne gibi çalışmalarınız var?
Mikail Yüksel: Biraz önce bahsettiğim Kulu’da gerçekleştirdiğimiz toplantı bu yönde yaptığımız çalışmalardan bir tanesi.
Farklı bölgelerde toplantılar yapıyoruz, sosyal medyayı iyi ve etkin kullanmaya çalışıyoruz, sivil toplum kuruluşlarıyla sürekli irtibat halindeyiz.
Medyada yer bulmaya çalışıyoruz ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum.
Yürüttüğümüz tüm bu faaliyetlerle seçmenlerin sandığa gitmeleri noktasında motive etmeye çalışıyoruz.
Gerçekleştirmiş olduğumuz bu röportaj vesilesiyle; buradan tüm vatandaşlarımıza oylarını kullanmaları yönünde telkinde bulunmak istiyorum.
Seçmenlerimiz; tanıdıklarına, dostlarına ve arkadaşlarına oylarını kullanmaları yönünde teşvikte bulunsunlar.
Bu, demokratik bir seçim. İsveç’te 20 gün boyunca oylama yapılacak. Bu süre zarfı içerisinde mutlaka ve mutlaka vatandaşlarımız demokratik haklarını kullanarak oylarını kullanmalıdırlar.

