Referandum öncesinde AB ile gerilen ilişkiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni demeciyle birlikte değişim sinyalleri veriyor.
Referandumun geride kalması ve özellikle Rusya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerin istenen düzeye gelmemesi, ABD ve Rusya ile Suriye’de ters düşülmesi gibi nedenlerle Türkiye, AB ile iyi ilişkilere dönmek istiyor.
Son olarak Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Türkiye’yi yeniden denetim sürecine alma kararıyla ilişkilerin daha çok kötüleştiği bir dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan, “9 Mayıs Avrupa Günü”nde AB’yi öven bir mesaj yayımladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mesajında “Tarihi, coğrafi ve kültürel olarak yüzyıllardır Avrupa’nın bir parçası olan ülkemiz, stratejik hedef olarak gördüğü AB üyelik sürecini, karşılıklı saygı, eşitlik ve kazan-kazan anlayışı çerçevesinde devam ettirmek arzusundadır. Mülteci krizinin doruk noktaya ulaştığı dönemde AB ile geliştirdiğimiz iş birliği, bu anlayışın en somut ve güncel örneğidir.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, temennilerinin, AB ile iş birliğinin göç, ekonomi, enerji, Gümrük Birliği ve üyelik müzakereleri gibi alanlarda en ileri seviyeye taşımak olduğunun altını çizerek tüm Avrupalıların “Avrupa Günü”nü kutladı ve Birlik için müreffeh bir gelecek temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanından sonra Ömer Çelik: “AKPM bizim evimiz”
Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik de Brüksel’e giderek olumlu mesajlar verdi.
Çelik, Brüksel temasları kapsamında, AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans ve AB Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos ve programda olmamasına rağmen AB Komisyonu Başkanı Juncker ile görüştü.
Ömer Çelik, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ile görüşmesinde Türkiye’nin AB ile ilişkileri iyileştirmek istediğine dair mesajlar verdi.
Görüşmenin ardından yapılan basın toplantısından konuşan Çelik, AKPM’nin kararının yanlış ve haksız olduğunu ancak yine de Avrupa Konseyinin Türkiye’nin kurucusu olduğu saygın bir kurum olduğunu söyledi.
Çelik, “Avrupa Konseyi bizim evimiz, biz burada ev sahibiyiz, misafir değiliz. Burayla olan çalışmalarımızı bundan sonra da verimli bir şekilde sürdüreceğiz.” dedi.
Bir soru üzerine Çelik, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ilgili taahhütlerine bağlı olduğunu ve bu taahhütlerin dışına çıkmadığını söyledi.
