• Dansk
  • Svenska
  • Türkçe
  • NordicTurk’e Reklam Verin
  • Bize Ulaşın
Kopenhag 
17 Temmuz 2026 Cuma 02:05
NordicTurk
  • NordicTurk Haber
  • E-Gazete
  • Firma Rehberi
  • Danimarka
  • İsveç
  • Norveç
  • Finlandiya
  • İş Dünyası
  • Reklam Tarifesi
  • Bize Ulaşın
NordicTurk
  • NordicTurk Haber
  • E-Gazete
  • Firma Rehberi
  • Danimarka
  • İsveç
  • Norveç
  • Finlandiya
  • İş Dünyası
  • Reklam Tarifesi
  • Bize Ulaşın
NordicTurk
No Result
View All Result

Minik Aylan ve ailesine hüzünlü veda

byDavut Çolak
5 Eylül 2015 Cumartesi - 13:25 - Updated on 3 Ekim 2021 Pazar - 06:46
in Türkiye
Reading Time: 5 mins read
Bodrum'da kıyıya vuran cansız bedeniyle dünyanın gündemine oturan 2 yaşındaki Aylan ile 3 yaşındaki Galip ve anneleri, Kobani'de (Ayn el Arap) Kürtçe ağıtlar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.

Bodrum’da kıyıya vuran cansız bedeniyle dünyanın gündemine oturan 2 yaşındaki Aylan ile 3 yaşındaki Galip ve anneleri, Kobani’de (Ayn el Arap) Kürtçe ağıtlar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.

Bodrum’da kıyıya vuran cansız bedeniyle dünyanın gündemine oturan 2 yaşındaki Aylan ile 3 yaşındaki Galip ve anneleri, Kobani’de (Ayn el Arap) Kürtçe ağıtlar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.

İç savaşın sürdüğü Suriye’den kaçak yollarla Avrupa’ya gitmeye çalışırken bindikleri botun alabora olması sonucu ölen 2 yaşındaki Aylan, 3 yaşındaki Galip ve anneleri, Kürtçe ağıt ve gözyaşları arasında defnedildi.

Dünyayı yasa boğan minik Aylan, ağabeyi Galip ve annesi Rıhan’ın cenazeleri, Murşitpınar Sınır Kapısı’ndan Kobani’ye (Ayn el Arap) geçirildi.

Cenazeleri sınır kapısında teslim alan PYD’nin Kobani’deki üst düzey yöneticilerinden Enver Müslim, yaptığı açıklamada, Akdeniz’de boğularak yaşamını kaybedenlerin “şehit” olduğunu söyledi.

Hiç kimsenin ölümü göze alıp memleketini terk ederek başka devlete sığınmasına sıcak bakmadıklarını ifade eden Müslim, “DAEŞ korkusu, insanımızı canından ediyor” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ise savaşın, çatışmanın ölüm ve yıkım, barışın ise birlik ve dayanışma olduğunu dile getirerek, “Ayrılığın gayrılığın olmadığı, herkesin eşit kabul edildiği bir dünya arzu ediyoruz. Siyasiler olarak bizler, hem ülkemizde hem dünyada barışın tesis edilmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından cenazeler, gümrük kapısından alınarak Kobani mezarlığına doğru yola çıkartıldı. Cenazelerin içinde olduğu ambulanslar, yaşamını yitiren 27 yaşındaki Rıhan Şeyho’nun babasının evinin önüne gelince Kürtçe ağıtlar yakıldı. Cenaze konvoyu bir süre evin önünde bekledi. Rıhan Şeyho’nun annesi Fatma Şeyho ve kardeşleri ağıt yakarak gözyaşı döktü. 

Mezarlıkta Rıhan Şeyho ve çocukları için cenaze namazı kılındı. İç savaştan kurtulmak için canlarını tehlikeye atarak ümit yolculuğuna çıkan minik Aylan, ağabeyi Galip ve annesi Rıhan’ın “şehit” olduğu ifade edildi.

Namazın ardından önce anne Rıhan, sonra sırasıyla minik Aylan ve ağabeyi Galip toprağa verildi. Ailesini kendi elleriyle defneden baba Abdullah Kurdi (Şino), Galip’i mezarına koymaya çalışırken “Aylan, Aylan” dedi. Yanındakiler, “O Aylan değil Galip” diye uyarınca Kurdi, çocuğun yüzünü açtı. “Bu Galip… Ah Galip vah Galip” diye feryat eden Kurdi, gözyaşı döktü.

Cenazelerin toprağa verilmesinin ardından gazetecilere açıklama yapan Kurdi, Kanada’nın teklifini reddettiğini, artık Kobani’de toprağa verdiği çocukları ve eşinin yanında kalacağını söyledi.

Acı hadiseyi yaşamadan önce Şam’da berberlik yaptığını, iç savaş nedeniyle Kobani’ye kayınpederinin evine geldiklerini, burada bir süre yaşadıktan sonra Türkiye’ye geçtiklerini anlatan Kurdi, Türkiye’de iken yurtdışına gitmek için kaçakçılarla görüştüğünü, iki defa gitme girişiminde bulunduğunu ancak bunların başarısızlıkla sonuçlandığı, üçüncü seferde ise ailesini kaybettiğini aktardı.

Abdullah Kurdi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türk yetkililere ve ülke halkına teşekkür etti. 

Kobani’deki cenaze törenine, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, HDP Şanlıurfa milletvekilleri Leyla Güven ve Dilek Öcalan ile çok sayıda kişi katıldı.

Minik Aylan, Muğla’nın Bodrum ilçesinde kaçakları taşıyan tekne ve botun batması sonucu 12 kişinin öldüğü olayda kıyıya vuran cansız bedeniyle dünya gündemine oturmuştu.

“Şam’dan kurtardık, Kobani’de tutamadık”

Bodrum sahillerine vuran cansız bedeniyle mülteci sorununun simgesi haline gelen Suriyeli Minik Aylan’ın anneannesi Fatma Şeyho, kızı ve torunlarının DAEŞ korkusuyla kaçtıklarını belirterek, “Onları Şam’dan kurtardık ama Kobani’de tutamadık” dedi.

İç savaşın sürdüğü Suriye’den kaçak yollarla Avrupa’ya gitmeye çalışırken bindikleri botun alabora olması sonucu iki çocuğuyla hayatını kaybeden 27 yaşındaki Rıhan Şeyho’nun annesi Fatma Şeyho, Kobani (Ayn el Arap) Mezarlığı’nda AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Rıhan’ın 8’i kız 12 çocuğunun en büyüğü olduğunu anlatan 45 yaşındaki Şeyho, yaşadığı acıların hayatını dayanılmaz hale getirdiğini ifade etti.

Kızıyla en son ölümünden üç gün önce telefonda konuştuğunu belirten Şeyho, şunları söyledi:

“Kızımı en son bir sene önce görmüştüm. Rıhan ve torunlarım güzel ve çok iyiydiler. Rıhan, annem, kızım, arkadaşım, can yoldaşım, kardeşim ve komşumdu. Kısaca her şeyimdi. Bir şey yapmak istediğimde ona danışırdım. ‘Yap’ dediğinde yapar, ‘yapma’ dediğinde ise yapmazdım. Ölmeden üç gün önce bana telefon etti. ‘Anneciğim ben gidiyorum’ dedi. Ben de ‘Kızım gitme. Sen her iki küçük oğlunla o denizlerde boğulursun’ dedim. Bana ‘Annem zaten bu küçük çocukların hayatını kurtarmak için gidiyorum’ diye cevap verdi. Avrupa’ya gitmek için çok uğraştılar. Kocası Abdullah, çevresinden çok borçlandı. Eşini ve çocuklarını kurtarmak için borçlandığı o parayı kaçakçılara kaptırdı. Çaresizlikten kurtulmak için çabalarken canlarından oldular.”

“DAEŞ korkusuyla ölümü göze aldı”

Kızının DAEŞ korkusuyla ölümü göze alarak vatanını terk ettiğini aktaran Fatma Şeyho, şunları kaydetti:

“Kızım ne olursun gitme dediğimde ‘Anne çaresizim. Bir avlum bile yok. Bu DAEŞ belasından kurtulmak istiyorum’ diye cevap veriyordu bana. Zaten kaynanası yoktu. Kayınpederi ise kendi işlerini göremeyecek bir ihtiyardı. Babasının evi de olsa, bizde kalmak zoruna gidiyordu. DAEŞ korkusuyla kaçıp gittiler. Çünkü çaresizdiler. Onları Şam’dan kurtardık ama Kobani’de tutamadık. Sonuçta gitti ve bu sonla karşılaştı. Şimdi soruyorum: Acaba Türkiye, göçmen trajedisinin önüne geçmek için deniz yolunu engelleyemez mi? Yeter artık çok insanımız ölüyor. Bizim bu çaresizliğimize bir son versinler.”  

“İlk denemeleri değildi’

Fatma Şeyho, kızının deniz yoluyla Avrupa’ya gitmesini hiç istemediğini dile getirerek, acı haberi, kocasının verdiğini anlattı. Kızının başını sokacak bir evinin olmasını çok arzuladığını aktaran Şeyho, “Bu ilk demeleri değildi” dediği kızının yurt dışına gitme girişimleriyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Bir keresinde giderken bindikleri bot alabora oluyor. Ancak kıyıya yakın oldukları için kurtuluyorlar. İkinci defa gitmeye çalıştıklarında ise Türkiye’nin sahil güvenlik güçlerine yakalanıyorlar. Vazgeçmediler. Bir kere daha denediler. Ancak bot battı. Kızım kocasıyla iki oğlunu kurtarmak için büyük çaba gösteriyor. Çocukları kucaklarına alıyorlar. Bir süre mücadele ediyorlar. Ancak önce Aylan sonraysa Galip boğularak ölüyor. Kızım ise bir süre sonra can veriyor. Damadım Abdullah ise yüzerek kıyıya geliyor ve Türkiye güvenlik güçlerince kurtarılıyor.”

Bakmadan Geçme!

TN Medya Reklam Bilişim Ltd. Şti. (TR)

  • NordicTurk Haber
  • E-Gazete
  • Firma Rehberi
  • Danimarka
  • İsveç
  • Norveç
  • Finlandiya
  • İş Dünyası
  • Reklam Tarifesi
  • Bize Ulaşın

© 2025 NordicTurk - Yayıncı: TN.

No Result
View All Result
  • NordicTurk Haber
    • Danimarka
    • İsveç
    • Norveç
    • Finlandiya
    • İzlanda
    • Faroe Adaları
    • Grönland
    • Türkiye
    • İş Dünyası
    • Spor
  • NordicTurk E-Gazete
  • Faydalı Bağlantılar (Danimarka)
  • NordicTurk Dansk
  • NordicTurk Svenska
  • NordicTurk’e Reklam Ver
  • Bize Ulaşın

© 2025 NordicTurk - Yayıncı: TN.